Sularda Koliform Grubu Bakteri Analizleri

68604 kez okundu

10 yıl önce eklendi

Ana Sayfa » Makale-Yöntem » Mikrobiyolojik Analiz» Sularda Koliform Grubu Bakteri Analizleri

Mikrobiyolojik su analizleri, indikatör mikroorganizmaların tanımlanmasına yönelik çeşitli analizler içerir. Bunlar E. coli, fekal koliform, toplam koliform, fekal streptokoklar, sülfit indirgeyen Clostridiumlar, bakteriyofajlar, heterotrofik canlı sayımı, Aeromonas türleri ve Pseudomonas aureginosa analizleridir. Bu mikroorganizmalar içerisinden sularda en sık bakılanlar toplam koliform, E.coli, fekal koliform ve toplam canlı sayısıdır.


Bakteriyolojik Analizler İçin Numune Alma
 
Bakteriyolojik analizler için alınacak numunenin miktarları suyun kirliliğine bağlı olup, genellikle 100 – 200 ml numune yeterlidir. Numune kabı olarak, traşlı cam kapaklarla sıkıca kapatılabilen renkli şişeler kullanılır.
 
Klorlanmış sulardan numune alınacaksa, şişe önce 180 oC de bir saat sterilize edilir. Sonra, içine her 100 ml için, % 10 luk sodyum tiyosülfat çözeltisinden 0.1 ml konur. Rodajlı kapak sıkıca kapatılarak 120 oC 15 dk sterilize edilir.
 
Numune kabı, numunenin alınacağı zamana kadar kapalı muhafaza edilmelidir. Kap açıldığında, kapağının kirlenmemesine ve elden kir ve pislik bulaşmamasına dikkat edilmelidir. Numune kabı su ile tam olarak doldurduktan sonra, içinde hava kabarcığı kalmayacak şekilde sıkıca kapatılır ve analize başlayıncaya kadar hiç açılmamalıdır.
 
 
Suların, özellikle toplam koliform analizi pozitif ise, özel bazı bakteriler açısından da test edilmesi gerekir. Bu bakteriler, koliform grubun alt gruplarını oluşturan fekal koliformlar ve E. coli’dir. Fekal koliformlar, sıcak kanlı hayvanlar ve insanların bağırsak sistemine özgü bakterilerdir ve tespit edilebilmeleri için daha koliform tespiti dışında, daha spesifik ortamlara gereksinim vardır. E.coli de, insan ve hayvanlarda bulunan fekal koliformların bir tipidir. Sularda tek başına E. coli tespiti, toplamkoliform tespitinden daha önemlidir; çünkü E.coli, suya hayvan veya insan atığının (dışkısının) bulaşmış olduğunu gösterir. E. coli’nin yüzlerce farklı tipi vardır. Bu tiplerden bir çoğu insanlar için zararsız olmakta ve insan ve hayvanların bağırsaklarında yaşarken, bazı türleri özellike çocuklarda, yaşlılarda ve bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde, ölüme kadar giden hastalıklara yol acabilir.
 
Mikrobiyolojik su analizlerinde toplam koliform ve E. coli aranma ve sayılması için kullanılan tüm standart yöntemler koliform grup aranmasına yöneliktir. Bu yöntemler en muhtemel sayı (EMS) yöntemi (çoklu tüp yöntemleri), katı besiyeri kullanılan yöntemler, membran filtrasyon yöntemi ve hızlı analiz (renk değişimi) yöntemleri olarak gruplandırılabilir.
 
En sık kullanılan metod membran filtrasyon metodudur. Bu analiz yönteminde, 100 ml su örneği bir membran filtreden geçirilir. Bu filtre daha sonra besiyeri içeren bir petrinin içine yerleştirilir ve besiyerinin özelliğine göre gerekli derece ve saat boyunca inkübasyona bırakılır. Bakterilerin varlığı, inkübasyonun sonunda, membran filtre üzerinde kolonilerin oluşması ile anlaşılır. Membran filtre üzerinde gelişen koloniler sayılarak cfu/100 ml su şeklinde raporlanır.
 
Diğer bir analiz yöntemi de test tüplerinde renk değişikliklerini gözleme mantığına dayanan hızlı test yöntemidir. İçerisinde sıvı besiyeri bulunan tüplere yapılan su inokulasyonundan sonra tüpler inkübe edilir ve inkübasyon sonrasında renk değişiklikleri gözlenir. Bu yöntem basitçe, hızlı bir şekilde E. coli bakterileri hakkında var/yok yorumunu yapmayı sağlar. Bu yöntemde pozitif sonuç, 100 ml su örneğinde en az 1 adet E.coli varlığını göster. Bu yöntem kolay olmakla birlikte, sonucun pozitif olması durumunda, bulaşmanın sebebini bulmak ve soruna bir çözüm geliştirebilmek adına yeterli bilgiyi vermez.
 
Farklı bir analiz yöntemi de EMS (En Muhtemel Sayı) yöntemidir. Bu yöntem, tüp besiyerlerine inokule edilen su numunesinin inkübasyonu sonucunda görülen renk değişikliği ve bulanıklık farkının istatistiksel ilişkisine dayanır. Su numunesinden 3 ardışık dilüsyon hazırlanır. Her dilüsyon 3 veya 5 adet tüpe inokule edilir ve inkübasyona bırakılır. İnkübasyon sonunda tüpler renk değişiklikleri ve bulanıklık yönünden incelenir. Eğer E.coli varlığı söz konusu ise, tüplerde renk ve bulanıklık açısından da farklılaşma görülür. Yöntem, çoklu tüplerde görülen renk değişikliği ve yoğunluk farkı sonucunda bakteri varlığına ilişkin yaklaşık bir sayı da verir.
 
Sularda mikrobiyolojik analizlerde kullanılan diğer bir yöntem de katı besiyeri yöntemidir. Toplam koliform ve E.coli dahil, aranacak tüm mikroorganizmalar için kullanılabilen, klasik ekim yöntemidir. Aranacak mikroorganizmaların üremesi için elverişli besiyerleri içeren petrilere, su örneğinin ekilmesi ile yapılır. Bu yöntemde her mikroorganizma için üretilmiş klasik veya kromojenik besiyerleri kullanılabilir, oluşan kolonilerin sayımı yapılabilir ve ekim sonucunda ml’deki mikroorganizma sayısı hesaplanarak sonuca gidilebilir. Kromojenik besiyerleri tür ayırımında klasik besiyerlerine oranla daha kısa sürede ve daha net sonuç vermekle birlikte, olanaklar yeterli ise biyokimyasal doğrulama yapılması tavsiye edilir. Klasik besiyerlerinde ise, besiyerinin çeşidine göre aynı aileye ait birkaç farklı türün üremesini benzer görmek mümkün olabildiğinden, biyokimyasal doğrulama yapılması gerekmektedir.
 
Katı besiyerine ekim yöntemi ile sonuçlar sayısal olarak da verilebilir. Besiyerinde üreyen mikroorganizma sayısı önce dilüsyon faktörü (seyrelme oranı) ile çarpılır. Daha sonra yapılan ekim miktarı 1 ml’den az ise, 1 ml’de sonuç verecek katsayı ile çarpılır ve tam sayı hesaplanır.
 
Koliform bakteriler daha çok kaplıcalar ve sığ kuyu sularında bulunur. Bunu da sebebi, derin su kaynakları ve kuyularda yüzey suyunun topraktan geçerken doğal olarak süzülmesidir. Eğer kuyuların yapımından kaynaklı bir hatadan dolayı, yüzey suyu direkt olarak dibe akabiliyorsa, dip sularını, dolayısıyla derin kuyu sularını (30-35 metreden derin) kontamine edebilir .
 
 

İçme sularından Bakterilerin Uzaklaştırılması:
 
Test sonuçlar koliform grup açısından pozitif çıkan sularda problemler bazen kolaylıkla çözülebilmektedir. Sonucun pozitif olduğu durumlarda izlenmesi gereken yol:
 
1. Test sonuçları doğrulanmalıdır: Numunenin doğru ve temiz alındığından, analize getirilmek için geç kalınmadığından ve analizin doğru yapıldığından emin olunduktan sonra örnek sertifikalı bir dış laoratuvarda tekrar inceletilebilir veya koşullar müsait ise, E.coli’ye özgü ayrıntılı biyokimyasal ve serolojik doğrulama testlerine başvurulabilir.
 
2. Sistem Bakımı: Su sağlama sisteminin bakımının düzenli yapılıp yapılmadığı, üremeye elverişli kritik noktalarda gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı kontrol edilir. Eksikler veya hijyenik problemler varsa hemen düzeltilmesi yoluna gidilir. Septik sistem de, olabilecek tıkanmalar açısından kontrol edilmelidir.
 
3. Şok klorlama: Bazı durumlarda, koliform bakteriler kuyularda, bir kereye mahsus veya geçici kontaminasyon yaratabilirler. Bu durum, ağır yağmur fırtınalarında veya dalgıç pomapa değişikliğinde görülebilir. Bu gibi durumlarda etkili yöntem şok klorlamadır. Şok klorlama yapılan kuyu suyu, 10-14 gün sonra bakteriyel açıdan tekrar test edilmelidir. Eğer sonuç negatifse, bir kereye mahsus bir bulaşma ortadan kaldırılmış olur. Eğer bakteri geri döner ve ikinci test pozitif çıkarsa, dezenfeksiyon sisteminin devam eden kısınlarında olabilecek bir bulaşma düşünülmelidir.
 
4. Devamlı dezenfeksiyon: Eğer koliform bakterileri elimine etmek için şok klorinasyon da etkisiz kaldıysa, evlere giren tüm sular için devamlı dezenfeksiyon sağlayacak yeni bir dezenfeksiyon sistemi düşünülmelidir. Bu işlemi sağlayacak çeşitli dezenfeksiyon sistemleri ticari olarak da mevcuttur.

Sularda yapacağınız mikrobiyolojik analizlerde Hypet Aqua hazır besiyelerimizi güvenle kullanabilirsiniz.