Şifalı Bitkiler - Adaçayı

27671 kez okundu

7 yıl önce eklendi

Ana Sayfa » Makale-Yöntem » Mikrobiyolojik Analiz» Şifalı Bitkiler - Adaçayı

Yaygın kullanım alanına sahip ve Latince ismi ‘’Salvia officinalis’’ olan adaçayı, ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. ‘’Dişotu’’ ve ‘’Meryemiye’’ diye de tanınır. 30-75 cm arasında boylanabilen adaçayı türleri, kışın yapraklarını dökmeyen, dayanıklı otsu ya da çalımsı bitkilerdir. Ülkemizde kışın sert geçmediği yörelerde, bahçelerde de tohumlardan üretilir. Hafif kireçli, kolay su geçiren, kuru toprakları sever. Tohumları Nisan ve Eylülde ekilir. Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-Haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havadar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.
 

 
Şifası kenarları tırtıllı, buruşuk görülen, açık yeşil yapraklarında olan adaçayının ülkemizde yaklaşık olarak 90 çeşidi bulunmaktadır. Bu çeşitler genel olarak iki başlık altında toplanabilir:

1) Bahçe Adaçayı (Salvia officinalis): Gerçek adaçayıdır, şifalılık bakımından daha etkilidir. 30-70 cm boyunda menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parlar ve acımtırak ıtırlı bir koku yayar. Bahçe adaçayı güneşli yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için kış boyunca çam dalları ile örtülmelidir.

2) Çayır Adaçayı (Salvia pratensis):Çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir. Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan koyu mavi menekşe renkli çiçeklerinin pırıltısı uzaktan seçilebilir. Yapraklar, çiçeklenme başlamadan Mayıs ve Haziran'da toplanmalıdır. Bitki kuru ve güneşli günlerde, eterli yağlar oluşturduktan sonra; yapraklar ise öğle güneşinde toplanır ve gölge yerde kurutulur, yıl boyu kullanılır.
 
 
Adaçayının Tarihçesi

Adaçayının tarihte ilk kullanımı Antik Yunan ve Roma dönemine kadar gitmektedir. Bu dönemlerde ilk olarak et gibi uzun süre taze kalmayan gıdaların dayanma sürelerini arttırmak amacıyla kullanılmıştır.
 
Adaçayının bir nevi efsane olan faydaları tarih boyunca pek çok farklı kültürde farklı nedenlerle kullanılmasını sağlamıştır. Arap Yarımadasında ölümsüzlük için, 14. yüzyıl Avrupa'sında ise büyülerden korunmak amacıyla kullanılan adaçayı, 17. Yüzyılda Çin’de aşırı derecede talep gördüğü için, Çinli tüccarların Hollandalı ticaret gemilerine 1 sandık adaçayı için 3 sandık siyah çay vermeye razı oldukları söylenmektedir.
 
Adaçayının eski çağlarda da ne büyük bir övgü ile anıldığını, çok eski bir şifalı bitki kitabı şöyle anlatmaktadır: "Kutsal Meryem Ana, Bebek İsa ile Herodes’un gazabından kaçmak zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı eğilmiş ve Meryem Ana sığınacak bir yer bulmuş. Onun sık ve koruyucu yapraklarının arasına girerek Herodes’un askerlerinden saklanmış ve askerler onu görmeden geçip gitmişler. Tehlike geçtikten sonra, saklandığı yerden çıkan Meryem Ana, tatlı sesiyle adaçayına şöyle demiş: Bu andan sonra sonsuza dek insanların en çok sevdiği çiçek sen olacaksın. Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum. Bana yaptığın gibi, onları da ölümden kurtar!” Bu inanışa göre, o zamandan beri adaçayı, insanları iyileştirmek ve onlara yardım etmek için her yıl yeniden çiçekleniyor.
 
Ayrıca 13. asırdan kalma bir dizede şöyle deniyor: “Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye!"
 
Eski dönemlerde adından sıkça söz ettiren ve günümüzde de hala popülerliğini koruyan adaçayı, 2001 yılında International Herb Association (Uluslararası Şifalı Bitkiler Derneği) tarafından yılın bitkisi seçilmiştir.

Adaçayının İçeriği ve Yararları

Adaçayı bilindiği kadarı ile eterik yağ ( tuyon, sineol, borneol, pinen ), saponin, tanen, glikozid, pikrosalvin, reçine, fumarik asid, irsol asidi, oleanol asidi, ntriacoton, flavon, asparagin, uvaolpa radifenol içerir.

Faydaları saymakla bitmeyecek olan adaçayının, başlıca yararlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

• Vücudu güçlendirir. Hastalık sonrası güçsüzlük durumlarında yararlıdır.
 
• Boğaz hastalıkları (faranjit, larenjit) ve bademcik iltihabına karşı oldukça yararlıdır. Boğaz rahatsızlığı, bademcik iltihabı, diş iltihapları gibi durumlarda gargara olarak kullanılır. Günde 2-3 defa bitki çayıyla gargara yapılır.
 
• Öksürüğe iyi gelir.
 
• En etkili nezle ilacıdır.
 

 
• Diş dostudur. Dişleri güçlendirici ve beyazlatıcı özelliktedir. Kuru adaçayı yaprağı toz haline getirilerek dişlerin üzerine bastırılmak suretiyle sürülür.
 
• Göğüs açıcı ve rahatlatıcı etkisi astım hastaları için yararlıdır.
 
• Terlemeye iyi gelir.
 
• Gece uyku düzenini sağlayıcı bir etkisi vardır.
 
• Mide bulantısına iyi gelir.
 
• Gaz söktürücü etkisi vardır ve hazmı kolaylaştırır.
 
• İshali durdurur.
 
• Sinir, yorgunluk, depresyon ve el titremeleri için faydalıdır.
 
• Hafızayı güçlendirir. Unutkanlığa karşı faydalıdır. Alzheimer sebebiyle azalan bir beyin kimyasalına koruyucu etkide bulunduğu belirlenmiştir.
 
• Rahim iltihaplarını giderir.
 
• Kan temizleyici etkisi vardır. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır, vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker.
 
• Aç karnına içilen adaçayının kan şekerini düşürücü etkisi gözlemlenmiştir.
 
• Vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker.
 
• Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur.
 
• Yaralar, iltihaplı yaralar ve apselerin iyileştirilmesinde etkilidir.
 
• Böcek sokmalarında acıyı dindirme ve kaşıntıyı önlemede yardımcıdır.
 
• Saç problemlerine karşı oldukça faydalıdır. Dökülme, yağlanma, kepek sorununu giderir.

Adaçayının Aşırı Kullanımda Yan Etkileri
 
Sağlığımız üzerine fazla miktarda yararı olan adaçayının, aşırı tüketiminde sorunlar yaşanabilir ve adaçayını tüketmemesi gereken kişiler olabilir. Bunların bazılarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

• Hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
 
• Anne sütünün salgılanmasını azaltıcı özelliğinden dolayı emziren kadınlar kullanmamalıdır.
 
• Bazı kişilerde kan basıncını yükseltebilir.
 
• Küçük çocuklara içirilmesi tavsiye edilmez.
 
• Konsantre adaçayı yağı içilmemelidir.
 
• Yüksek tansiyon sorunu olan kişiler, günde 1 fincandan fazla içmemelidir.
 
• Günde 3 fincandan fazla içilmemelidir.

Adaçayının Kullanım Alanları ve Şekilleri

• Adaçayı özellikle çayı demlenerek içilir. Hazmettirici ve gaz söktürücü özellikleri nedeniyle yemeklerden sonra içilmesi yararlıdır. Ayrıca, yemeklere ve çorbalara tat ve koku vermek için de kullanılır. Avrupa ülkelerinde, kızarmış patateslerin, hamurlara koyulan yağların kokulandırılmasında, salamuralarda, etlerin dinlendirilmesinde çok kullanılır.
 
Çay Hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. (Adaçayı kesinlikle kaynatılmamalıdır, kaynamış suda haşlanmalıdır.) Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir. 

Ayrıca böbrek ve mesane taşlarını daha rahat düşürmek için 80 gr olan yarım avuç adaçayı 1 litre suda haşlanır. Şeker ve küçük bir parça limonla çay gibi içilir.

• Banyo suyuna katılırsa vücuda zindelik verir.

Oturma Banyosu: İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve banyo suyuna eklenir.

• Ağız ve boğazda görülen iltihapların tedavisinde adaçayı, gargara şeklinde kullanılabilir.

Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. Kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.

• Adaçayı sirkesiyle, yatalak hastalara uzunca bir süre masaj yapılırsa, adaçayının rahatlatıcı ve canlandırıcı etkisinden faydalanılır.

Adaçayı Sirkesi: Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür.

• Adaçayı, saçlar için besleyici ve etkili bir toniktir.

Tonik Hazırlamak: 8 bardak kaynatılmış suya bir avuç adaçayı konur, üstü kapalı beş dakika kaynatılır, 30 dakika demlenir, süzülür. Her banyodan sonra, saç dipleri bu tonik ile ovulur, durulanmaz, soğuk kullanılması daha etkilidir. Aynı zamanda papatya ve adaçayı içmeye devam edilir. Adaçayı ezilerek elde edilen mayi ile masaj yapılan saçlar siyahlaşır ve gürleşir.

• Şifalı bitki olarak kullanılmasının yanı sıra antik çağlarda koruyucu olarak kullanılan adaçayının, son dönemlerde de gıda endüstrisinde koruyucu olarak kullanımı devam etmektedir.

Firmamız ürünleri arasında bulunan ve içeriğinde adaçayı olan DiaNatura Base ürünü, bitkisel özütlerden elde edilmiş doğal bir antimikrobiyal ve antioksidandır. 
 
DiaNatura Base hakkında bilgi almak için TIKLAYINIZ.